Terapide Her Şeyi Anlatmak Zorunda mıyım?
Terapiye başlamadan önce birçok insanın kendine verdiği küçük sözler vardır.
“Bu kez hiçbir şeyi saklamayacağım.”
“Aklımdan geçen her şeyi anlatacağım.”
“Artık açık olacağım.”
Sonra ilk seans gelir.
Konuşma başlar.
Beklenmedik bir şey olur.
En çok anlatılması planlanan konu bir türlü dile gelmez.
Bunun yerine işten söz edilir. Günlük hayattan, uykusuzluktan, trafikten… Seans sona erdiğinde ise akılda tek bir cümle kalabilir:
“Asıl söylemek istediğim şeyi yine söyleyemedim.”
Bu deneyim, terapiye başlayan birçok kişiye tanıdık gelebilir.
Ve çoğu zaman bu durum, anlatacak bir şey olmamasından çok daha farklı bir yere işaret eder.
Her Düşünce Aynı Anda Söze Dönüşmeyebilir
Günlük yaşamda da bazen hissettiklerimizi hemen ifade edemeyiz.
Bizi üzen bir olayın etkisini günler sonra fark edebiliriz.
Bir tartışmadan çıktıktan saatler sonra söylemek istediğimiz cümle aklımıza gelebilir.
Bazı duygular ise uzun süre yalnızca bir sıkışma hissi olarak kalabilir; henüz kelimelerini bulamamışlardır.
Terapi de bundan bütünüyle farklı bir yer değildir.
Bazen insan anlatmak ister ama anlatamaz.
Bazen anlatacaklarını bilir ama nereden başlayacağını bilemez.
Bazen de tam konuşacakken konu değişiverir.
Bunun tek bir nedeni olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak ruhsal dünyamızın da kendine özgü bir ritmi olabileceği düşünülebilir.
Hazır Olmak Her Zaman İstemekle Aynı Şey Değildir
Bir konuyu konuşmak istemekle, onu konuşmaya hazır olmak her zaman aynı anda gerçekleşmeyebilir.
Bazı yaşantılar uzun süre yalnızca zihnimizde dolaşır.
Onlara yaklaşır, sonra uzaklaşırız.
Biraz anlatır, sonra konuyu değiştiririz.
Bu gelgitler bazen kişiyi şaşırtabilir.
“Oysa anlatmaya karar vermiştim.”
Evet.
Belki karar verilmiştir.
Ama insan yalnızca kararlarından ibaret değildir.
Bazen duyguların da kendi zamanı vardır.
Anlatamamak Bir Başarısızlık Değildir
Terapiye yeni başlayan bazı kişiler, konuşamadıkları zaman terapisti hayal kırıklığına uğrattıklarını düşünebilir.
Oysa çoğu terapist için anlatılamayanlar da en az anlatılanlar kadar merak uyandırabilir.
Çünkü bazen sessiz kalan bir konu, aslında yok olduğu için değil; henüz söze dönüşmeye hazır olmadığı için oradadır.
Bu, kişinin isteksiz olduğu anlamına gelmeyebilir.
Belki de ruhsal olarak kendisini koruyan bir mesafeye ihtiyaç duyuyordur.
Bunu dışarıdan kesin olarak bilmek mümkün değildir.
Ancak terapi, bu ihtimali birlikte düşünebilecek bir alan sunabilir.
Her Sır Hemen Açılmak Zorunda mıdır?
Toplumda terapiyle ilgili yaygın düşüncelerden biri de şudur:
“Terapiye gidiyorsan her şeyi anlatmalısın.”
Oysa güven, çoğu zaman bir anda kurulmaz.
Hayatımızdaki önemli ilişkileri düşündüğümüzde de bunu görebiliriz.
Yeni tanıştığımız birine yaşam öykümüzün en kırılgan parçalarını hemen anlatmayız.
Çünkü güven, zaman içinde oluşan bir deneyimdir.
Terapi ilişkisinin de bundan tamamen farklı işlemesi beklenmeyebilir.
Bazı insanlar ilk seansta uzun yıllardır kimseye anlatmadıkları şeyleri paylaşabilir.
Bazıları ise aylar sonra o konuya yaklaşabilir.
Her iki deneyim de kendine özgüdür.
Bazen Konuşamadığımız Şey Tam da Çalışılan Şey Olabilir
İnsan bazen konuşmaktan çok kaçındığı şeyi fark etmeye başlar.
Her seansta aynı noktaya gelip yön değiştirdiğini…
Belirli bir isimden söz etmekte zorlandığını…
Bazı anıları anlatırken gülümsediğini…
Ya da tam önemli bir yere gelirken “Neyse…” deyip başka bir konuya geçtiğini…
Bu anlar çoğu zaman yalnızca eksik kalan hikâyeler değildir.
Bazen ruhsal dünyanın kendisini koruma biçimine dair küçük ipuçları da taşıyabilir.
Terapi, bu anları zorla açmaya çalışmaz.
Önce onları fark etmeye çalışır.
Belki de anlaşılmak, bazen anlatabilmekten önce gelir.
Terapist Her Şeyi Bilmek Zorunda mıdır?
Hayır.
Terapi, bir dosyanın eksiksiz doldurulması gereken bir süreç değildir.
Terapistin amacı kişinin yaşamına ait her ayrıntıyı öğrenmek değildir.
Asıl mesele, kişinin kendi yaşamını nasıl deneyimlediğini birlikte anlamaya çalışmaktır.
Bazen tek bir anı uzun uzun konuşulur.
Bazen yıllar birkaç cümlede geçer.
Önemli olan anlatılanların miktarı değil, kişi için taşıdığı anlam olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Terapide bazı konuları anlatmak istemem normal mi?
Evet. Bazı konuların konuşulması zaman alabilir. Bu durum tek başına terapinin iyi ya da kötü ilerlediğini göstermez.
Terapist benim bir şey sakladığımı anlar mı?
Terapinin amacı bir şeyi ortaya çıkarmak ya da yakalamak değildir. Daha çok, kişinin yaşadığı deneyimi birlikte anlamaya çalışmaktır.
Her şeyi anlatmadan terapi işe yarar mı?
Her terapi süreci farklıdır. Zaman içinde güven geliştikçe konuşulabilen alanlar da değişebilir. Bunun nasıl ilerleyeceği kişiye özgüdür.
Yazıyı Bitirirken
Belki de terapi, her şeyi hemen anlatabildiğimiz bir yer değildir.
Bazen yalnızca yaklaşabildiğimiz bir yerdir.
Bir cümlenin etrafında dolaştığımız…
Söylemek istediğimizle söyleyebildiğimiz arasındaki mesafeyi fark ettiğimiz…
Ve o mesafenin de bize dair bir şeyler anlatabileceğini yavaş yavaş keşfettiğimiz bir yer.
Belki de bazı hikâyelerin anlatılabilmesi için, önce onları taşıyabilecek kadar güvende hissetmeye ihtiyaç vardır.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Klinik Psikolog Alara Özberk





Yorumlar